Anogenital Siğiller (Genital Siğil) Nedir? HPV, Belirtiler, Tedavi, Aşı ve Tarama

14 April 2025

Dr. Ömer Dai’nin Jinekoloji Rehberi’nde vurgulandığı gibi, anogenital siğiller (genital siğiller) cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar arasında en sık görülenlerden biridir ve ana etken insan papillomavirüsü (HPV) enfeksiyonudur. Bu rehberde, güncel bilimsel bilgilere dayanarak anogenital siğillerin ne olduğu, bulaş yolları, belirtiler, tanı ve tedavi seçenekleri, gebelikte yaklaşım, nükslerin yönetimi ile HPV aşısı, servikal kanser taraması ve kolposkopi sürecinin ana hatları özetlenmektedir.

Anogenital siğiller nedir?

Anogenital siğiller; vulva (vajina dudakları), vajina, penis, anüs ve çevresindeki deride ortaya çıkan, genellikle cilt renginde, pembe ya da kahverengi, küçük çıkıntılı lezyonlardır. Genital siğiller, HPV’nin belirli tiplerinin neden olduğu enfeksiyonun cilt yüzeyindeki yansımasıdır.

HPV tehlikeli midir?

Genital siğillere yol açan HPV tiplerinin çoğu düşük risklidir ve genellikle tehlikeli kabul edilmez. Ancak bazı yüksek riskli HPV tipleri (özellikle 16 ve 18), rahim ağzı (serviks), anüs, penis, vajina, ağız ve boğaz kanserleriyle ilişkilendirilebilir. Siğil oluşturan tiplerin çoğu kanser yapmasa da HPV’nin farklı suşlarının farklı sonuçlara yol açabileceği akılda tutulmalıdır.

HPV nasıl bulaşır?

HPV; vajinal, anal ve oral cinsel ilişki ile genital bölgeyi içeren yakın cilt temasıyla bulaşır. Elden genitale doğrudan temas da bulaşmada rol oynayabilir. Tuvalet kapağı gibi nesneler üzerinden bulaş beklenmez. Virüsü taşıyanların büyük kısmında belirgin siğil olmayabilir; kişiler farkında olmadan başkalarına bulaştırabilir. Kuluçka süresi haftalardan bir yılı aşan sürelere uzayabildiğinden enfeksiyonun ne zaman ve kimden alındığını saptamak çoğu zaman mümkün değildir. Kondomlar bulaş riskini azaltır fakat tüm genital cildi örtmediği için tam koruma sağlamaz.

Belirti ve bulgular

Genital siğiller çoğunlukla ağrı yapmaz ve birçok kişi siğiller dışında belirti yaşamaz. Bazı durumlarda kaşıntı, yanma hissi veya hassasiyet olabilir. Kadınlarda siğiller sıklıkla vajen dudakları, vajina girişi ve anüs çevresinde yerleşir. Doku yüzeyi düz-pürüzsüz ya da pütürlü olabilir; renk cilt tonu ile pembe arasında değişebilir.

Tanı nasıl konur?

Tanı genellikle dikkatli bir fizik muayene ile konur. Klinik olarak ayırt edilemeyen olgularda küçük bir doku örneği (biyopsi) alınabilir; ancak çoğu vakada biyopsi gerekmeyebilir.

Genital siğillerde tedavi: Genel yaklaşım

Önemli: Siğillerin tedaviyle kaybolması, virüsün vücuttan tamamen temizlendiği anlamına gelmez. Normal görünümlü deri ve vajinal mukozada HPV kalabilir; bu nedenle siğiller tedaviden haftalar–aylar içinde tekrarlayabilir. Yine de bireylerin önemli bir kısmında bağışıklık sistemi iki yıl içinde virüs ve siğilleri temizler. Tedavi kararı; siğillerin sayısı, yeri, gebelik durumu, bağışıklık sistemi ve bireysel tercihlere göre verilir. Siğiller şikayet oluşturmuyorsa tedavi zorunlu değildir; ancak gebelikte vajinal açıklığı tıkayacak büyüklükte olanlar için müdahale önerilebilir.

Medikal (ilaçla) tedavi seçenekleri

İlaçlar sağlık profesyoneli tarafından uygulanabilir veya kişinin kendisi tarafından tarif edildiği şekilde sürülebilir. Çoğu krem/solüsyon haftada bir veya daha sık, birkaç hafta süreyle kullanılır.

  • Podophyllin: Siğil dokusunu tahrip eder. Sağlık profesyoneli haftalık 4–6 hafta uygular; 1–4 saat sonra bölge yıkanır. Hafif tahrişten ülserasyona uzanan yan etkiler görülebilir. Gebelikte kullanılmaz.
  • Podofilox (Condylox): Evde uygulanabilen benzer bir seçenektir. Günde iki kez, ardışık 3 gün sürülür; ardından 4 gün ara verilir. Bu döngü 4 kez tekrarlanabilir. Gebelikte kullanılmaz; yan etkileri podophyllin’e benzerdir.
  • Triklorasetik asit (TCA) / Biklorasetik asit (BCA): Siğil dokusunu kimyasal olarak yok eder. Genellikle TCA tercih edilir ve haftada bir, 4–6 hafta sağlık profesyoneli tarafından uygulanır. Ağrı/yanma görülebilir. TCA gebelikte güvenlidir.
  • İmikimod (Aldara, Zyclara): Bağışıklık yanıtını uyarır. Gece yatmadan önce siğile sürülür; 6–10 saat sonra yıkanır. Aldara haftada 3 gün 16 haftaya, Zyclara ise günlük 8 haftaya kadar kullanılabilir. Hafif kızarıklık ve tahriş beklenir ve etkinliğin göstergesi olabilir. Gebelikte önerilmez.
  • İnterferon: Enjeksiyon şeklinde verildiğinde daha etkili görünür; grip benzeri belirtiler, yorgunluk, iştahsızlık ve ağrı yapabilir. İlk basamak olarak önerilmez; diğer tedaviler başarısızsa kombine edilebilir. Gebelikte güvenli değildir.
  • Sinecatechin (Veregen): Bitkisel kökenli bir merhemdir; harici siğillere günde 3 kez, 16 haftaya kadar sürülür. Vajina veya anüs içinde, bağışıklığı baskılanmış kişilerde ve aktif herpes varlığında kullanılmamalıdır. Cinsel ilişkiden önce yıkanmalı; kondom/diyafram lateksini zayıflatabilir. Lokal reaksiyonlar sık olup bazı vakalarda ilacın bırakılmasına neden olabilir.

Cerrahi/prosedürel tedavi seçenekleri

  • Kriyoterapi: Siğiller kimyasal maddeyle dondurulur. Ofis koşullarında genellikle anestezisiz uygulanır. İşlem sırasında ağrı; sonrasında tahriş, şişme, bül ve ülserasyon olabilir. Gebelikte uygulanabilir.
  • Elektrokoterizasyon: Elektrik enerjisiyle siğiller yakılır. Çoğunlukla lokal anestezi altında ameliyathane şartlarında uygulanır.
  • Eksizyon: Siğiller cerrahi olarak kesilerek çıkarılır. Anestezi ile yapılır; nadiren ağrı, enfeksiyon ve skar bırakabilir.
  • Lazer: Işık enerjisiyle siğil dokusu yok edilir. Özel eğitim ve ekipman gerektirir; çoğunlukla lokal anesteziyle ameliyathanede yapılır. Yaygın ve çoklu siğillerde tercih edilebilir; skar ve renk değişiklikleri görülebilir.

Cerrahi yaklaşımlar; medikal tedaviye yanıt vermeyen, geniş alanı tutan, vajina/üretra/anüsü etkileyen veya eşlik eden prekanseröz değişiklikler bulunan vakalarda düşünülebilir. Bu işlemler gebelikte de genel olarak güvenli kabul edilir.

Gebelikte genital siğiller

Tedavi planlanmadan önce mutlaka doktor bilgilendirilmelidir. Bazı tedaviler (ör. TCA, kriyoterapi) gebelikte kullanılabilirken, podophyllin, podofilox, imikimod ve interferon önerilmez/güvenli değildir. Büyük siğiller vajinal açıklığı daraltıyorsa tedaviyle küçültülmeleri önerilebilir; ancak tedavinin HPV’nin bebeğe geçişini önleyip önlemediği net değildir.

Tedavi sonrası takip ve nüks

Siğiller kaybolsa bile HPV deride kalabilir ve lezyonlar sıklıkla tedaviden 3–6 ay içinde geri dönebilir. Diyabet, HIV veya bağışıklık sistemini etkileyen ilaçlar gibi durumlarda nüks riski daha yüksektir. Bu nedenle belirli aralıklarla kontrol önerilir.

Önleme: HPV aşısı ve güvenli cinsel davranış

  • HPV aşısı: Dört değerlikli (6, 11, 16, 18) ve 9 değerlikli (Gardasil 9) aşılar siğillere yol açan tiplerin çoğuna ve serviks kanseriyle ilişkili tiplere karşı koruma sağlar. Aşı mevcut enfeksiyonu veya siğilleri tedavi etmez; bulaş gerçekleşmeden önce uygulanmalıdır. 11–12 yaş ideal olmakla birlikte 9 yaştan itibaren ve 26 yaşına kadar uygulanabilir; bazı durumlarda daha ileri yaşta da fayda sağlayabilir.
  • Cinsel temas: HPV veya genital siğili olan kişilerle temastan kaçınmak teorik olarak riski azaltır; ancak birçok kişi asemptomatik taşıyıcı olduğundan bu pratikte zordur. Kondomlar riski azaltır fakat tam koruma sağlamaz. Partnerle açık iletişim önemlidir; genital bölgede HPV’yi tarayan bir test yoktur, servikal HPV için test mevcuttur ve dış genital HPV’den farklı olabilir.

Rahim ağzı kanseri taraması: Kimler, ne zaman?

HPV ile servikal kanser arasındaki ilişki nedeniyle tarama kritik önemdedir.

  • 21–29 yaş: 21’den itibaren 3 yılda bir Pap testi veya 25’ten itibaren 5 yılda bir HPV testi.
  • 30–65 yaş: 3 yılda bir Pap, 5 yılda bir HPV testi veya 5 yılda bir eş zamanlı (Pap+HPV) test.
  • ≥65 yaş: Düzenli ve yeterli normal tarama geçmişi olanlarda tarama sonlandırılabilir. Anormal geçmiş, yetersiz tarama, HIV/immünsüpresyon varsa tarama sürdürülebilir.
  • Histerektomi sonrası: Rahim ağzı çıkarıldıysa ve ameliyat nedeni kanser/prekanser değilse çoğunlukla taramaya gerek yoktur. Emin değilseniz sağlık profesyoneline danışın.

Not: HPV aşısı olmuş kişiler de taramaya devam etmelidir. Bazı durumlarda HPV örneğini hekim denetiminde kişinin kendisinin toplaması mümkündür.

Anormal tarama sonuçlarında ne olur?

Anormal Pap ya da pozitif yüksek riskli HPV sonucu kanser anlamına gelmez. İzlem seçenekleri arasında 12 ay sonra tekrar test, ek HPV testi ve kolposkopi bulunur. Karar; yaş, mevcut/önceki sonuçlar ve gebelik gibi faktörlere göre verilir.

Kolposkopi: Ne beklemeli?

Amaç: Anormal tarama sonuçlarını doğrulamak, lezyonun yerini ve ciddiyetini belirlemek, gerekiyorsa biyopsi almaktır. İşlem, pelvik muayeneye benzer biçimde 5–10 dakikada tamamlanır. Vajinaya spekulum yerleştirilir; rahim ağzına asetik asit (sirke) sürülerek anormal alanlar belirginleştirilir. Kolposkop (büyüteçli ışıklı cihaz) dışarıdan görüntüler; dokuya temas etmez. Gerekirse küçük biyopsiler ve endoservikal küretaj (ECC) alınabilir (ECC hamilelikte yapılmaz).

Sonrası: Hafif kramp, lekelenme ve kahverengi/siyah (kahve telvesi benzeri) akıntı görülebilir. 48 saat tampon-krem kullanmamak ve cinsel ilişkiden kaçınmak önerilir. Aşağıdaki durumlarda tıbbi yardım istenir: saatte bir büyük pedi ıslatacak yoğun kanama (iki saat sürerse), 7 günü aşan kanama, kötü kokulu akıntı, ibuprofen ile geçmeyen pelvik ağrı veya 38°C üzeri ateş. Biyopsi sonuçları genellikle 7–14 gün içinde çıkar ve sonraki plan buna göre belirlenir.

Kadın sağlığına bütüncül yaklaşım

Genital siğiller, HPV ve servikal tarama; düzenli izlem ve doğru tedavi basamaklarını gerektirir. Bölgesel hizmet arayanlar, değerlendirme ve takip için bir Gaziantep kadın doğum doktoru ile görüşebilir. Pregna Klinik Gaziantep gibi merkezlerde kişiye özel danışmanlıkla hem HPV yönetimi hem de tarama planlaması yapılabilir. Özellikle gebelik planlayanlar veya halihazırda hamile olanlar için Gaziantep gebe takibi sürecine HPV ve siğil yönetiminin entegre edilmesi önemlidir. Doğum hizmetleri hakkında bilgi araştırırken imkanlar ve içerikler değişebileceği için Gaziantep doğum paketi seçeneklerini hekimleriyle yüz yüze değerlendirerek karar vermeleri uygundur.

Sonuç

Anogenital siğiller çoğunlukla düşük riskli HPV tiplerinin sonucudur; ağrıya nadiren neden olur ve birçok kişi belirti yaşamaz. Tanı klinik muayene ile konur, gerekirse biyopsi yapılır. Tedavide topikal ilaçlardan kriyoterapi, elektrokoterizasyon, eksizyon ve lazer gibi girişimlere uzanan geniş bir yelpaze vardır. Nüks olasılığı nedeniyle düzenli takip önemlidir. En etkili korunma stratejisi; uygun yaşta HPV aşısını yaptırmak ve servikal kanser taramasını ihmal etmemektir. Partnerle açık iletişim, kondom kullanımı (tam koruma sağlamasa da) ve riskleri bilmek, bulaşmayı azaltmaya yardımcı olur.

Diğer Blog Yazıları