Dr. Ömer Dai’nin Jinekoloji Rehberi’nde vurgulandığı gibi, anogenital siğiller (genital siğiller) cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar arasında en sık görülenlerden biridir ve ana etken insan papillomavirüsü (HPV) enfeksiyonudur. Bu rehberde, güncel bilimsel bilgilere dayanarak anogenital siğillerin ne olduğu, bulaş yolları, belirtiler, tanı ve tedavi seçenekleri, gebelikte yaklaşım, nükslerin yönetimi ile HPV aşısı, servikal kanser taraması ve kolposkopi sürecinin ana hatları özetlenmektedir.
Anogenital siğiller; vulva (vajina dudakları), vajina, penis, anüs ve çevresindeki deride ortaya çıkan, genellikle cilt renginde, pembe ya da kahverengi, küçük çıkıntılı lezyonlardır. Genital siğiller, HPV’nin belirli tiplerinin neden olduğu enfeksiyonun cilt yüzeyindeki yansımasıdır.
Genital siğillere yol açan HPV tiplerinin çoğu düşük risklidir ve genellikle tehlikeli kabul edilmez. Ancak bazı yüksek riskli HPV tipleri (özellikle 16 ve 18), rahim ağzı (serviks), anüs, penis, vajina, ağız ve boğaz kanserleriyle ilişkilendirilebilir. Siğil oluşturan tiplerin çoğu kanser yapmasa da HPV’nin farklı suşlarının farklı sonuçlara yol açabileceği akılda tutulmalıdır.
HPV; vajinal, anal ve oral cinsel ilişki ile genital bölgeyi içeren yakın cilt temasıyla bulaşır. Elden genitale doğrudan temas da bulaşmada rol oynayabilir. Tuvalet kapağı gibi nesneler üzerinden bulaş beklenmez. Virüsü taşıyanların büyük kısmında belirgin siğil olmayabilir; kişiler farkında olmadan başkalarına bulaştırabilir. Kuluçka süresi haftalardan bir yılı aşan sürelere uzayabildiğinden enfeksiyonun ne zaman ve kimden alındığını saptamak çoğu zaman mümkün değildir. Kondomlar bulaş riskini azaltır fakat tüm genital cildi örtmediği için tam koruma sağlamaz.
Genital siğiller çoğunlukla ağrı yapmaz ve birçok kişi siğiller dışında belirti yaşamaz. Bazı durumlarda kaşıntı, yanma hissi veya hassasiyet olabilir. Kadınlarda siğiller sıklıkla vajen dudakları, vajina girişi ve anüs çevresinde yerleşir. Doku yüzeyi düz-pürüzsüz ya da pütürlü olabilir; renk cilt tonu ile pembe arasında değişebilir.
Tanı genellikle dikkatli bir fizik muayene ile konur. Klinik olarak ayırt edilemeyen olgularda küçük bir doku örneği (biyopsi) alınabilir; ancak çoğu vakada biyopsi gerekmeyebilir.
Önemli: Siğillerin tedaviyle kaybolması, virüsün vücuttan tamamen temizlendiği anlamına gelmez. Normal görünümlü deri ve vajinal mukozada HPV kalabilir; bu nedenle siğiller tedaviden haftalar–aylar içinde tekrarlayabilir. Yine de bireylerin önemli bir kısmında bağışıklık sistemi iki yıl içinde virüs ve siğilleri temizler. Tedavi kararı; siğillerin sayısı, yeri, gebelik durumu, bağışıklık sistemi ve bireysel tercihlere göre verilir. Siğiller şikayet oluşturmuyorsa tedavi zorunlu değildir; ancak gebelikte vajinal açıklığı tıkayacak büyüklükte olanlar için müdahale önerilebilir.
İlaçlar sağlık profesyoneli tarafından uygulanabilir veya kişinin kendisi tarafından tarif edildiği şekilde sürülebilir. Çoğu krem/solüsyon haftada bir veya daha sık, birkaç hafta süreyle kullanılır.
Cerrahi yaklaşımlar; medikal tedaviye yanıt vermeyen, geniş alanı tutan, vajina/üretra/anüsü etkileyen veya eşlik eden prekanseröz değişiklikler bulunan vakalarda düşünülebilir. Bu işlemler gebelikte de genel olarak güvenli kabul edilir.
Tedavi planlanmadan önce mutlaka doktor bilgilendirilmelidir. Bazı tedaviler (ör. TCA, kriyoterapi) gebelikte kullanılabilirken, podophyllin, podofilox, imikimod ve interferon önerilmez/güvenli değildir. Büyük siğiller vajinal açıklığı daraltıyorsa tedaviyle küçültülmeleri önerilebilir; ancak tedavinin HPV’nin bebeğe geçişini önleyip önlemediği net değildir.
Siğiller kaybolsa bile HPV deride kalabilir ve lezyonlar sıklıkla tedaviden 3–6 ay içinde geri dönebilir. Diyabet, HIV veya bağışıklık sistemini etkileyen ilaçlar gibi durumlarda nüks riski daha yüksektir. Bu nedenle belirli aralıklarla kontrol önerilir.
HPV ile servikal kanser arasındaki ilişki nedeniyle tarama kritik önemdedir.
Not: HPV aşısı olmuş kişiler de taramaya devam etmelidir. Bazı durumlarda HPV örneğini hekim denetiminde kişinin kendisinin toplaması mümkündür.
Anormal Pap ya da pozitif yüksek riskli HPV sonucu kanser anlamına gelmez. İzlem seçenekleri arasında 12 ay sonra tekrar test, ek HPV testi ve kolposkopi bulunur. Karar; yaş, mevcut/önceki sonuçlar ve gebelik gibi faktörlere göre verilir.
Amaç: Anormal tarama sonuçlarını doğrulamak, lezyonun yerini ve ciddiyetini belirlemek, gerekiyorsa biyopsi almaktır. İşlem, pelvik muayeneye benzer biçimde 5–10 dakikada tamamlanır. Vajinaya spekulum yerleştirilir; rahim ağzına asetik asit (sirke) sürülerek anormal alanlar belirginleştirilir. Kolposkop (büyüteçli ışıklı cihaz) dışarıdan görüntüler; dokuya temas etmez. Gerekirse küçük biyopsiler ve endoservikal küretaj (ECC) alınabilir (ECC hamilelikte yapılmaz).
Sonrası: Hafif kramp, lekelenme ve kahverengi/siyah (kahve telvesi benzeri) akıntı görülebilir. 48 saat tampon-krem kullanmamak ve cinsel ilişkiden kaçınmak önerilir. Aşağıdaki durumlarda tıbbi yardım istenir: saatte bir büyük pedi ıslatacak yoğun kanama (iki saat sürerse), 7 günü aşan kanama, kötü kokulu akıntı, ibuprofen ile geçmeyen pelvik ağrı veya 38°C üzeri ateş. Biyopsi sonuçları genellikle 7–14 gün içinde çıkar ve sonraki plan buna göre belirlenir.
Genital siğiller, HPV ve servikal tarama; düzenli izlem ve doğru tedavi basamaklarını gerektirir. Bölgesel hizmet arayanlar, değerlendirme ve takip için bir Gaziantep kadın doğum doktoru ile görüşebilir. Pregna Klinik Gaziantep gibi merkezlerde kişiye özel danışmanlıkla hem HPV yönetimi hem de tarama planlaması yapılabilir. Özellikle gebelik planlayanlar veya halihazırda hamile olanlar için Gaziantep gebe takibi sürecine HPV ve siğil yönetiminin entegre edilmesi önemlidir. Doğum hizmetleri hakkında bilgi araştırırken imkanlar ve içerikler değişebileceği için Gaziantep doğum paketi seçeneklerini hekimleriyle yüz yüze değerlendirerek karar vermeleri uygundur.
Anogenital siğiller çoğunlukla düşük riskli HPV tiplerinin sonucudur; ağrıya nadiren neden olur ve birçok kişi belirti yaşamaz. Tanı klinik muayene ile konur, gerekirse biyopsi yapılır. Tedavide topikal ilaçlardan kriyoterapi, elektrokoterizasyon, eksizyon ve lazer gibi girişimlere uzanan geniş bir yelpaze vardır. Nüks olasılığı nedeniyle düzenli takip önemlidir. En etkili korunma stratejisi; uygun yaşta HPV aşısını yaptırmak ve servikal kanser taramasını ihmal etmemektir. Partnerle açık iletişim, kondom kullanımı (tam koruma sağlamasa da) ve riskleri bilmek, bulaşmayı azaltmaya yardımcı olur.