Dr. Ömer Dai Logo

DESTEK VE ÇAĞRI HATTI

+90 (539) 486 49 74

Gazi Mah. Ali Nadi Ünler Bulvarı 24002

Nolu Sokak No 2/A Şehitkamil / Gaziantep

doktor@dromerdai.com

Anogenital Siğiller Nedir?


Anogenital Siğiller Nedir?


Anogenital siğiller, vulva (vajina dudakları), vajina, penis, anüs veya bu bölgelerin yakınındaki deride oluşan küçük çıkıntılardır. Cilt renginde, pembe veya kahverengi olabilirler.

Anogenital siğillere insan papillomavirüsü veya kısaca "HPV" adı verilen bir virüs neden olur. Bu virüsü cinsel ilişki sırasında kapabilirsiniz. Anogenital siğillere genellikle sadece "genital siğiller" denir.

HPV tehlikeli midir?

Çoğu genital siğile neden olan HPV türü genellikle tehlikeli değildir. Ancak diğer HPV türleri, rahim ağzı (rahimin vajinaya açılan alt kısmı), penis veya anüs kanserine yol açabilir.

Genital siğiller ağrır mı veya kaşınır mı?

Genellikle hayır. Genital siğilleri olan çoğu kişide (siğiller dışında) herhangi bir belirti görülmez. Ancak bazı kişilerde kaşıntı, yanma veya hassasiyet olabilir.

Genital siğiller için bir test var mı?

Doktorunuz genellikle muayene ile siğillerinizin olup olmadığını anlayabilir. Net değilse küçük doku örnekleri (biyopsi denir) de alabilirler. Ancak bu genellikle gerekli değildir.

Genital siğiller nasıl tedavi edilir?

Siğillerden kurtulmaya yardımcı olabilecek çeşitli tedaviler mevcuttur. Doktorunuz sizin için en iyi tedaviyi seçmenize yardımcı olabilir.

Bazı ilaçlar siğilleri yavaşça yok ederek etki eder. Diğerleri ise vücudunuzun enfeksiyonla savaşan kendi sistemini siğillere saldırmaya teşvik ederek çalışır.

Çoğu ilaç, siğillere sürülen losyon veya jellerdir. Haftada bir veya daha fazla kez, birkaç hafta boyunca uygulanmaları gerekir. Bazı ilaçların doktor tarafından uygulanması gerekir. Diğerlerini ise kendiniz uygulayabilirsiniz.

Siğilleri tedavi etmek için farklı tedaviler vardır:

  • Kriyoterapi – Siğilleri dondurmak için bir kimyasal kullanır.
  • Elektrokoterizasyon – Siğilleri yakmak için elektrik kullanır.
  • Geleneksel cerrahi – Siğillerin kesilerek çıkarılmasını içerir.
  • Lazer– Siğilleri yok etmek için ışık kullanır.

Hamileysem ne yapmalıyım?

Hamileyseniz, genital siğiller için tedavi görmeden önce doktorunuza söyleyin. Genital siğiller için bazı tedaviler gebelikte güvenli olsa da, diğerleri güvenli değildir.

Tedaviden sonra ne olur?

Doktorunuz veya hemşireniz, siğillerin geri gelip gelmediğini arada bir kontrol etmenizi isteyebilir.

Herhangi bir siğil görmeseniz bile, hala HPV taşıyor olabilirsiniz. Bu, siğillerin her an geri gelebileceği anlamına gelir.Siğiller geri gelirse, bunları başka birine bulaştırabilirsiniz.

Genital siğiller önlenebilir mi?

Evet. HPV'ye karşı aşılar yaptırabilirsiniz. Bu aşılar, siğillere neden olan çoğu HPV formuna karşı enfeksiyonu önlemeye yardımcı olabilir. Ancak aşılar, yalnızca siğiller ortaya çıkmadan önce aşı olursanız enfeksiyonu önleyebilir.

Kendinizi, HPV ile enfekte olmuş biriyle cinsel ilişkiye girmeyerek de koruyabilirsiniz. Ancak bu zor olabilir, çünkü insanlar her zaman virüsü taşıdıklarını bilmezler. Kondomlar enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak sizi tamamen korumazlar. Virüs, kondomun kapsamadığı cilt bölgelerinde yaşayabilir.


Kadınlarda Genital Siğiller 


GENİTAL SİĞİLLERE GENEL BAKIŞ

Kondiloma aküminata (genital siğiller), vajen dudakları üzerinde, vajina açıklığında veya anüs çevresinde ya da içinde küçük, cilt renginde veya pembe oluşumlara neden olan, cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Siğiller her iki cinsiyeti de etkilese de, erkek hastalardan daha fazla kadın hastaya siğil tanısı konmaktadır.


GENİTAL SİĞİLLERİN NEDENLERİ

Genital siğillere, Amerika Birleşik Devletleri'ndaki en yaygın cinsel yolla bulaşan enfeksiyon olan insan papillomavirüsü (HPV) neden olur. 100'den fazla farklı HPV tipi vardır ve bunlar farklı türde sorunlara neden olabilir. HPV tip 6 ve 11 siğillerin başlıca nedenleriyken, tip 16 ve 18 rahim ağzı kanserinin başlıca nedenleridir. Siğil üreten HPV suşları tipik olarak kansere neden olmaz. 

HPV, cinsel ilişki, oral seks, anal seks veya genital bölgeyi içeren diğer her türlü temas (örn. elden genitale temas) dahil olmak üzere doğrudan cilt temasıyla yayılır. Tuvalet kapağına dokunarak HPV enfeksiyonu kapmak mümkün değildir. Virüsü taşıyan çoğu kişide görünür siğiller bulunmaz, ancak virüsü yine de bulaştırabilirler. Siğillerin tedavisi virüsün yayılma olasılığını azaltmayabilir. Bu nedenle, cinsel olarak aktif olan tüm insanlar, sadece görünür siğilleri olanlar değil, potansiyel HPV kaynakları olarak kabul edilmelidir.

Siğiller virüse maruz kaldıktan haftalar ila bir yıl veya daha uzun bir süre sonra ortaya çıkabilir; genellikle ne zaman veya nasıl enfekte olduğunuzu bilmek mümkün değildir.


GENİTAL SİĞİL BELİRTİLERİ

Siğiller cilt renginde veya pembe olup, pürüzsüz ve düz veya pürüzlü bir dokuya sahip olabilir. Genellikle vajen dudağı  üzerinde veya vajina açıklığında bulunur, ancak anüs çevresinde veya içinde de olabilir.

Siğilleri olan çoğu kadında hiçbir belirti görülmez. Daha nadiren, genital bölgede kaşıntı, yanma veya hassasiyet olabilir.


GENİTAL SİĞİL TANISI

Genital siğiller, muayeneye dayanarak teşhis edilir. Doktorunuz bölgenin siğil olduğundan emin değilse, bir biyopsi (küçük bir doku parçası çıkarma) yapabilir. 


GENİTAL SİĞİL TEDAVİSİ

Genital siğilleri tedavi etmenin birçok yolu vardır: bazıları ilaç kullanmayı, bazıları ise bir işlem uygulamayı içerir. Tedaviye rağmen, siğillerin birkaç hafta veya ay içinde geri gelmesi mümkündür. Bunun nedeni, siğillerin tedavisinin, siğillere neden olan virüsün (HPV) tamamını ortadan kaldırmamasıdır. Normal görünen genital cilt ve vajinadaki bazı hücreler HPV ile enfekte kalabilir. Şu anda tüm enfekte hücrelerde HPV'yi kalıcı olarak ortadan kaldıracak bir tedavi yoktur, ancak çoğu kişi iki yıl içinde kendi bağışıklık sistemleriyle virüsü ve siğilleri temizleyecektir. 

Siğiller için "en iyi" tedavi, kaç siğiliniz olduğuna, nerede bulunduklarına, belirli sağlık durumlarına (gebelik ve bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar gibi) ve sizinle doktorunuzun  tercihlerine bağlıdır. Siğillerin rahatsız edici olmaması durumunda tedavi edilmesi zorunlu değildir. Doktorunuz, vajinal açıklığın tıkanmasını önlemek için gebelikte büyük siğillerin tedavisini önerebilir. Gebelikte siğillerin tedavisinin HPV'nin bebeğe geçişini önleyip önlemediği açık değildir.

Medikal Tedaviler

Medikal tedaviler, sizin veya doktorunuzun/hemşirenizin siğile uygulaması gereken kremleri veya sıvıları içerir. Tüm bu tedaviler, siğiller geçene kadar haftada bir veya daha fazla kez, birkaç hafta boyunca kullanılmalıdır.

  • Podophyllin — Podophyllin, siğil dokusunu yok eden bir tedavidir. Bir doktor veya hemşire solüsyonu doğrudan siğillere bir pamuklu çubukla uygular ve bölgeyi bir ila dört saat sonra yıkamanız gerekir. Tedavi, lezyonlar temizlenene kadar haftalık olarak dört ila altı hafta boyunca tekrarlanır. Yan etkiler hafif cilt tahrişinden ağrı ve cilt ülserlerine kadar değişebilir. Podophyllin hamile hastalarda kullanılmaz.
  • Podofilox — Podofilox, podophyllin'e benzer, ancak podofilox'u (Condylox) evde uygulayabilirsiniz. Bir pamuklu çubuk kullanarak, jeli veya sıvı solüsyonu siğillere günde iki kez, art arda üç gün boyunca uygularsınız. Daha sonra sonraki dört gün boyunca tedavi kullanmazsınız. Siğiller geçene kadar bu döngüyü dört defaya kadar tekrarlayabilirsiniz. Podofilox hamile hastalarda kullanılmaz. Podofilox'un yan etkileri podophyllin'inkilere benzer.
  • Biklorasetik asit ve triklorasetik asit — Hem biklorasetik asit (BCA) hem de triklorasetik asit (TCA) siğil dokusunu yok eden asitlerdir. TCA en yaygın olarak kullanılır ve bir sağlık uzmanı tarafından uygulanmalıdır. Sağlık uzmanı asidi siğile haftada bir kez, dört ila altı hafta boyunca veya siğiller geçene kadar uygular. TCA'nın yan etkileri arasında ağrı ve yanma bulunur. TCA gebelikte kullanım için güvenlidir.
  • İmikimod — İmikimod (Aldara veya Zyclara), bağışıklık sistemini siğilden kurtulmaya tetikleyen bir kremdir. Kremi doğrudan siğile (genellikle yatmadan önce) uygulayabilir ve daha sonra bölgeyi altı ila 10 saat sonra suyla yıkayabilirsiniz. Kremi haftada üç gün, 16 haftaya kadar (Aldara) veya günlük olarak sekiz haftaya kadar (Zyclara) kullanırsınız. İmikimod kullanırken hafif tahriş ve kızarıklık normaldir ve tedavinin işe yaradığını gösterir. İmikimod gebelikte önerilmez.
  • İnterferon — İnterferon, bağışıklık yanıtına neden olan bir ilaçtır. Çeşitli tedavi formlarında (enjeksiyon, topikal jel) mevcuttur, ancak çalışmalar siğile enjeksiyon olarak verildiğinde en etkili olduğunu göstermiştir.

İnterferonun yan etkileri arasında grip benzeri semptomlar, yorgunluk, iştahsızlık ve ağrı bulunur. İnterferon genellikle ilk basamak tedavi olarak önerilmez. Özellikle diğer tedavilerle düzelmeyen siğillerde cerrahi ve/veya diğer medikal tedavilerle kombinasyon halinde kullanılabilir. İnterferon gebelikte güvenli değildir.

  • Sinecatechinler — Sinecatechinler (örn. Veregen) kendi kendine uygulanabilen bitkisel bir üründür. Kateşinlerin kesin etki mekanizması bilinmemektedir, ancak hem antioksidan hem de bağışıklık artırıcı aktiviteye sahiptirler. Merhem, her harici siğile günde üç kez, 16 haftaya kadar uygulanır. Vajina veya anüste, bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde veya aktif herpesi olan kişilerde kullanılmamalıdır. Cinsel temastan önce veya vajinaya tampon sokmadan önce deriden yıkanmalı ve kondom ve diyaframlardaki lateksi zayıflatabilir.

Bu tedavinin denemelerinde, kullanıcıların yüzde 5'i yan etkiler nedeniyle ilacı bıraktı ve yaklaşık yüzde 90'ı, bazıları şiddetli olan (kaşıntı, kızarıklık, ağrı, iltihaplanma, ülserasyon, şişme, yanma, küçük kabarcıklar) lokal uygulama yeri reaksiyonları bildirdi.

Cerrahi Tedaviler

Cerrahi tedaviler, siğili çıkaran (eksizyon denir) ve siğili yok eden (dondurma, yakma) tedavileri içerir. Bu tedaviler genellikle kombinasyon halinde kullanılır. Bazı cerrahi tedaviler ofiste yapılabilirken, diğerleri ameliyathanede yapılır. Cerrahi tedaviler gebelikte güvenli kabul edilir ve şunlar için önerilebilir:

  • Medikal tedaviye yanıt vermeyen siğiller
  • Tek başına medikal tedavinin genellikle yetersiz kaldığı geniş siğil alanları
  • Vajina, üretra veya anüsü etkileyen siğiller
  • Siğillere ek olarak prekanseröz değişiklikler olan alanlar
  • Kriyoterapi — Kriyoterapi, siğili dondurmak için bir kimyasal kullanır. Tedavi ofiste yapılabilir ve genellikle anestezi gerektirmez.

Kriyoterapi genellikle işlem sırasında ağrıya neden olur; diğer yan etkiler arasında cilt tahrişi, şişme, kabarcıklanma ve ülserasyon bulunabilir. Kriyoterapi gebelik sırasında kullanılabilir.

  • Elektrokoterizasyon — Elektrokoterizasyon, siğilleri yakmak için elektrik enerjisi kullanır. Tedavi genellikle ağrıyı önlemek için lokal anestezi kullanılarak ameliyathanede yapılır.
  • Eksizyon — Eksizyon, siğili çıkarmak için ameliyat kullanmayı içerir. Çoğu kişi, ağrıyı önlemek için anestezi kullanılarak ameliyathanede tedavi edilir. Nadiren eksizyon ağrıya, yara izine ve enfeksiyona neden olur.
  • Lazer — Lazerler, siğilleri yok eden ışık enerjisi üretir. Lazer tedavisi uygulayan hekimlerin özel eğitim ve özel ekipmanları olması gerekir. Lazer tedavisi, ağrıyı önlemek için lokal anestezi kullanılarak ameliyathanede yapılır.

Lazer tedavisi, geniş bir alana yayılmış birden fazla siğiliniz varsa önerilebilir. Lazer cerrahisinin riskleri arasında yara izi, ağrı ve ciltte değişiklikler (genellikle rengin açılması) bulunur.


GENİTAL SİĞİL TAKİBİ

Siğillerden kurtulmak, siğillere neden olan virüsün (HPV) gittiği anlamına gelmez. Siğiller geri gelirse, genellikle tedaviden sonra üç ila altı ay içinde geri dönerler. Bu sorun, bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde (diyabet, HIV veya belirli ilaçlar gibi) daha yaygındır.


GENİTAL SİĞİL ÖNLEME

HPV aşısı — Genital siğillerin önlenmesi için iki aşı, dört değerlikli (ticari adı Gardasil) ve 9 değerlikli (ticari adı Gardasil 9) mevcuttur. Gardasil, dört tip HPV'den (tip 6, 11, 16 ve 18) enfeksiyonu önlemeye yardımcı olurken, Gardasil 9 ek olarak beş HPV tipine karşı daha koruma sağlar. Bu aşılar, çoğu genital siğil vakasını (HPV 6 ve 11'in neden olduğu) ve rahim ağzı kanserini (HPV 16, 18 ve diğer beş HPV tipinin neden olduğu) önlemeye yardımcı olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri'nde sadece Gardasil 9 mevcuttur. Aşılar, zaten oluşmuş bir HPV enfeksiyonunu veya siğilleri tedavi etmeyecektir.

HPV aşıları güvenlidir. HPV aşısı hakkında ayrı bir makale mevcuttur. (Bkz. "Hasta eğitimi: İnsan papillomavirüsü (HPV) aşısı (Temellerin Ötesinde)".)

Cinsel temas — Genital siğilleri veya HPV'si olan kişilerden kaçınmak, HPV ile enfekte olma riskinizi azaltabilir. Ancak, pratik açıdan bu zordur, çünkü birçok kişi HPV ile enfektedir ve görünür siğilleri yoktur. Kondomlar siğillere veya HPV'ye karşı tam koruma sağlamaz; kondomun kapsamadığı bölgeler HPV'yi bir kişiden diğerine yayabilir.

Genital siğilleriniz veya HPV'niz varsa ve cinsel partnerinize bulaştırma konusunda endişeleniyorsanız, cinsel ilişkiye girmeden önce dürüstçe konuşun. HPV'nizin olduğunu, bunun çok yaygın olduğunu ve çoğu kişinin asemptomatik olduğunu açıklayın. Genital bölgede HPV aramaya yönelik bir test yoktur. Rahim ağzında HPV'yi bulmaya yönelik bir test vardır, ancak bu genital siğillere neden olan HPV tipini kontrol etmez. Servikal HPV ve dış genital HPV genellikle farklıdır.




İnsan Papillomavirüsü Nedir?

İnsan papillomavirüsü veya kısaca "HPV", cilt siğillerine, genital siğillere ve bazı kanser türlerine neden olabilen bir virüstür.

Birçok HPV türü vardır. Farklı türler farklı sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu makale, cinsel yolla bulaşabilen HPV türleri hakkındadır.

İnsanlar HPV'ye nasıl bulaşabilir?

İnsanlar, ağızları veya cinsel organları enfekte olmuş birinin cinsel organlarına temas ettiğinde HPV ile enfekte olabilirler.Bu genellikle oral, vajinal veya anal seks yoluyla olur. Ancak HPV, cinsel ilişkiye girmeksizin yakın genital temasıyla da bulaşabilir.

Çok sayıda cinsel partneri olan kişilerin HPV enfeksiyonu kapma şansı daha yüksektir. HPV'li birçok kişi virüsü taşıdığını bilmez. Bu yüzden farkında olmadan partnerlerine yayılması kolaydır.

HPV enfeksiyonunun belirtileri nelerdir?

Bazı HPV türleri genital siğillere neden olur. Ancak birçok kişide herhangi bir belirti görülmez. Genellikle enfeksiyon kendiliğinden iyileşir. Ancak bazı kişilerde enfeksiyon geçmez. Bu olursa, sorunlara yol açabilir.

HPV enfeksiyonunun riskleri nelerdir?

Uzun süreli HPV enfeksiyonu olan kişilerde başka sağlık sorunları geliştirme şansı daha yüksektir. Farklı HPV türleri,bazıları ciddi olabilen farklı sorunlara neden olabilir. Örneğin:

  • Genital bölgedeki bir HPV enfeksiyonu rahim ağzı (serviks kanseri), vajina (vajinal kanser) veya penis (penis kanseri) kanserine neden olabilir. Diğer HPV türleri genital siğillere neden olabilir.
  • Anüs çevresindeki bir HPV enfeksiyonu anüs kanserine (anal kanser) neden olabilir.
  • Ağız ve boğazdaki bir HPV enfeksiyonu ağız ve boğaz kanserine neden olabilir.

Bu sorunlar genellikle bir kişi ilk enfekte olduktan yıllar sonra ortaya çıkar.

HPV için bir test var mı?

Bazı türler için testler vardır, ancak diğerleri için yoktur. Doktorunuz genital siğilleriniz olduğunu doğrularsa, bu bir HPV enfeksiyonunuz olduğu anlamına gelir. Bu, kansere yol açabilen HPV türüyle aynı değildir.

Doktorlar, kadınların rahim ağzı kanseri için taranmasını önermektedir. Bu genellikle 21 yaşından itibaren düzenli Pap testleri (bazen "Pap smear" olarak da adlandırılır) yapılmasını içerir. Bu sırada HPV için de test yapabilirler. Bazen, rahim ağzı kanseri taraması için sadece HPV testi kullanılır.

Bazı uzmanlar, belirli kişilerin anal kanser için de taranmasını önermektedir. Bu testlere ne zaman başlanacağı ve ne sıklıkta yapılacağı çeşitli faktörlere bağlıdır. Anal kanser için taranmanız gerekip gerekmediği konusunda doktorunuzla veya hemşirenizle konuşun.

Erkeklerde genital HPV enfeksiyonu veya ağız veya boğazda HPV enfeksiyonu olup olmadığını kontrol etmek için testler yoktur.

HPV enfeksiyonu nasıl tedavi edilir?

HPV'ye bir kez yakalandığınızda, tedavisi yoktur.

HPV enfeksiyonu daha ciddi bir soruna yol açarsa, doktorunuz size tedavi seçenekleri hakkında konuşabilir.

HPV önlenebilir mi?

Evet. Çoğu insan için HPV'den korunmanın en iyi yolu HPV aşısı olmaktır. Bu aşı, yalnızca HPV ile enfekte olmadan önce yapılırsa etkilidir. Bu yüzden doktorlar genç yaşta yapılmasını önermektedir. Doktorlar, 11 ila 12 yaş arasındaki çocukların aşı olmasını önermektedir. Ancak 9 yaşından itibaren ve 26 yaşına kadar yapılabilir. Bazı durumlarda, aşı yaşlılara da yardımcı olabilir.

Aşı, rahim ağzı ve vajina kanserine neden olabilecek HPV enfeksiyonu türlerini önlemede çok etkilidir. Diğer kanser türlerinin riskini de azaltabilir. Aşı, genital siğillere neden olan HPV türlerini önlemede de çok etkilidir.

Aşı mükemmel değildir. Bazı durumlarda, aşı olan kişiler yine de HPV enfeksiyonu kapabilir. Ancak yine de HPV riskini azaltmanın en iyi yoludur.

Kondomlar ve dental damlar HPV'ye karşı tamamen koruma sağlamaz. Bunun nedeni, virüsün bir kondom veya dental dam tarafından örtülmeyen cilt üzerinde yaşayabilmesidir. Ancak bunlar, cinsel yolla bulaşabilen diğer hastalıklara karşı kendinizi korumak için hala önemli yollardır.


Rahim Ağzı Kanseri Taraması Nedir?

Tarama testleri şunları arar:

  • Rahim ağzındaki kanser hücreleri – Rahim ağzı, rahmin vajinayla birleştiği alt kısmıdır (şekil 1).
  • Kansere dönüşebilecek rahim ağzındaki hücreler – Buna bazen "prekanser" denir.
  • Rahim ağzında bir HPV enfeksiyonu – "HPV", "insan papillomavirüsü"nün kısaltmasıdır. Bazen rahim ağzı kanserine neden olabilen bir virüstür.

Tarama testleri, rahim ağzı kanseri ve prekanserini erken evrelerde, tedavi edilebildiğinde veya hatta iyileştirilebildiğinde bulabilir.

Rahim ağzı kanseri taraması için hangi testler kullanılır?

Birkaç farklı tarama yöntemi vardır:

  • HPV testi – Rahim ağzındaki hücrelerin belirli HPV türleri için test edilmesini içerir.
  • Pap testi, bazen "Pap smear" olarak da adlandırılır – Rahim ağzının yüzeyinden hücrelerin alınmasını ve bir laboratuvara gönderilmesini içerir. Daha sonra, bir uzman hücreleri mikroskop altında inceler.
  • Kombinasyon testi – Aynı anda bir HPV ve Pap testi yapılması anlamına gelir.

Pap veya HPV testine nasıl hazırlanırım?

Hazırlanmak için özel bir şey yapmanıza gerek yoktur. Bazen insanlar belirli şeylere göre randevu ayarlamaları gerektiğini duyarlar. Ancak tarama, genellikle şu durumlarda bile yapılabilir:

  • Adet görüyorsanız
  • Yakın zamanda cinsel ilişkiye girdiyseniz
  • Vajinada veya çevresinde maya enfeksiyonu gibi bir enfeksiyonunuz varsa

Pap veya HPV testi sırasında ne olur?

  • Bir HPV testi için doktorunuz rahim ağzınızdan bir çubukla örnek alacaktır. Bunu yapmak için:
    • Vajinanıza nazikçe bir spekulum yerleştireceklerdir.
    • Rahim ağzınızın etrafındaki hücreleri toplamak için küçük bir çubuk kullanacaklardır. Alet küçük bir kulak çubuğuna benzer. Bu biraz rahatsız edici olabilir, ancak genellikle ağrımaz.
    • Bazen, doktorun yapması yerine HPV örneğini kendiniz toplamanız da mümkündür. Bunu yapmanın 2 yolu vardır. Birincisi, doktor muayenehanesindeyken bir kit kullanarak örnek toplamak (vajinanıza bir çubuk veya özel bir fırça sokarak). Diğeri ise örneği evde toplamak ve daha sonra test için laboratuvara postalamaktır.Kendi örneğinizi toplamaktan daha rahat hissedecekseniz, doktorunuza bu seçenekleri sorun.
  • Bir Pap testi için doktorunuz rahim ağzınızın yüzeyinden hücreler alacaktır. Bunu yapmak için:
    • Vajinanıza nazikçe "spekulum" adı verilen bir alet yerleştireceklerdir. Bu, doktorun rahim ağzınızı görebilmesi için vajina duvarlarını açmaya yardımcı olur.
    • Rahim ağzınızın yüzeyinden hücreleri hafifçe kazımak için küçük bir alet kullanacaklardır. Alet küçük bir spatula veya fırçaya benzer. Bu biraz rahatsız edici olabilir, ancak genellikle ağrımaz.
    • HPV testi de yaptırırsanız, genellikle aynı hücreleri HPV testi için de kullanabilirler.

Rahim ağzı kanseri taramasına ne zaman başlamalıyım?

Bazı uzmanlar 21 yaşından itibaren Pap testlerine başlamanızı önermektedir. Diğerleri ise 25 yaşından itibaren Pap testleri yerine HPV testlerini önermektedir. Doktorunuz veya hemşireniz seçenekleriniz hakkında sizinle konuşabilir.

Genel olarak:

  • Cinsel olarak aktif olup olmamanızdan bağımsız olarak, önerilen yaşta Pap testlerine başlamalısınız.
  • Daha genç yaşta cinsel olarak aktif olsanız bile, 21 yaşından önce rahim ağzı kanseri taramasına başlamanıza gerek yoktur.

Rahim ağzı kanseri için ne sıklıkta taranmalıyım?

Bu, yaşınıza ve geçmiş testlerinizin sonuçlarına bağlıdır.

Genel olarak:

  • 21 ila 29 yaşları arasındaysanız, doktorlar aşağıdakilerden birini önermektedir:
    • 21 yaşından itibaren her 3 yılda bir Pap testi
    • 25 yaşından itibaren her 5 yılda bir HPV testi
  • 30 yaş veya daha büyükseniz, doktorlar aşağıdakilerden birini önermektedir:
    • Her 3 yılda bir Pap testi
    • Her 5 yılda bir HPV testi
    • Her 5 yılda bir kombinasyon Pap ve HPV testi
  • 65 yaş veya daha büyükseniz, Pap testlerini durdurabilirsiniz eğer:
    • 65 yaşına kadar düzenli olarak Pap testleri yaptırdıysanız ve sonuçları normaldi.
    • Üst üste 3 normal Pap testi veya son 10 yılda (en son test son 5 yıl içinde yapıldıysa) 2 normal kombinasyon Pap ve HPV testi yaptırdıysanız.
    • Bağışıklık sisteminizi zayıflatabilecek başka tıbbi durumlarınız yoksa – Bunlar, belirli ilaçları almak veya HIV'e sahip olmak gibi durumları içerir.

Bazı kişilerin daha sık test edilmesi gerekebilir. Bunlar şunları içerir:

  • Rahim ağzı kanseri riski yüksek olan kişiler – Bunlar şunları içerir:
    • HIV'li kişiler
    • Vücudun enfeksiyonla savaşan sistemini, "bağışıklık sistemi"ni zayıflatan ilaçlar alan bazı kişiler – Örneğin,organ nakli geçirdiyseniz bu tür bir ilaç alabilirsiniz.
  • Geçmişte anormal bir Pap veya HPV testi sonucu olan kişiler

Rahim ağzı kanseri taraması dışındaki nedenlerle de Pap testi yaptırabilirsiniz. Örneğin, anormal vajinal kanamanız varsa,doktorunuz nedenini bulmaya çalışmak için bir Pap testi yapabilir.

Rahim alınması operasyonu  geçirdiysem rahim ağzı kanseri taraması yaptırmam gerekiyor mu?

Rahminizi (histerektomi denir) çıkarmak için ameliyat geçirdiyseniz, doktorunuza taramaya devam etmeniz gerekip gerekmediğini sorun. Histerektomi sonrası, muhtemelen taramaya ihtiyacınız yoktur eğer:

  • Rahim ağzınız rahminizle birlikte çıkarıldıysa, ve
  • Rahim alınma sebebiniz rahim ağzı kanseri ve öncü lezyonları değilse gerek yoktur.

Emin değilseniz, doktorunuz taramaya devam etmeniz gerekip gerekmediğini anlamanıza yardımcı olabilir.

HPV aşısı yaptırdıysam tarama testleri yaptırmam gerekiyor mu?

Evet. HPV aşısı olmak, rahim ağzı kanserine yol açabilecek HPV enfeksiyonu riskinizi azaltır. Ancak sizi tamamen korumaz. Yine de kanser veya öncü  için taranmanız gerekir.

Anormal bir test sonucum olursa ne olur?

Anormal testler yaygındır:

  • Anormal Pap testi olan çoğu kişide kanser yoktur.
  • Cinsel ilişkiye giren çoğu kişi bir noktada HPV'ye maruz kalacaktır. HPV'ye sahip olmak, kesinlikle kanser olacağınız anlamına gelmez. Pozitif HPV testi olan çoğu kişide HPV enfeksiyonu kendiliğinden geçer. Ancak bazı kişilerde geçmez. Uzun süreli HPV enfeksiyonu, zamanla kanser riskinizi artırır.

Testiniz anormal ise, doktorunuz ne yapmanız gerektiği hakkında sizinle konuşacaktır. Ne yapılacağına şunlara göre karar vereceklerdir:

  • Yaşınız
  • Test sonuçlarınız
  • Geçmişte yaptırdığınız Pap veya HPV testleri de dahil olmak üzere diğer testlerin sonuçları
  • Hamile olup olmadığınız da dahil olmak üzere sahip olduğunuz diğer tıbbi durumlar

Takip testleri şunları içerebilir:

  • Bir HPV testi – Daha önce bir HPV testi yaptırmadıysanız, doktorunuz bir tane isteyebilir. Bunu, Pap testiniz sırasında zaten alınan hücreler üzerinde yapabilirler.
  • 12 ay sonra tekrarlanan test – Doktorunuz 1 yıl sonra aynı testi tekrarlamanızı önerebilir. Bazı kişilerde, bu süreden sonra sonuçlar normale döner.
  • Kolposkopi – Doktor, tıpkı bir Pap testi sırasında olduğu gibi, rahim ağzınıza bakmak için bir spekulum kullanacaktır. Ancak bir mikroskopa benzeyen bir cihaz kullanarak daha yakından bakacaklardır. Bu,doktor rahim ağzınızı daha ayrıntılı görmesini sağlar. Bu test sırasında, doktor rahim ağzınızdan çok küçük doku örnekleri de alabilir. Buna "biyopsi" denir. Doku örnekleri bir laboratuvarda kontrol edilir.

Rahim ağzı kanseriniz veya prekanseriniz varsa, etkili tedaviler mevcuttur. Durumunuz erken teşhis edilirse, iyileşme şansınız yüksektir.



RAHİM AĞZI KANSERİ TARAMASINA GENEL BAKIŞ

Rahim ağzı, rahmin alt kısmıdır; vajinaya açılır (şekil 1). Rahim ağzı kanseri, rahim ağzındaki normal hücrelerin anormal hücrelere dönüşerek kontrolsüzce büyümesiyle oluşur. Rahim ağzı kanserinin "skuamöz hücreli karsinom" ve "adenokarsinom" olmak üzere iki ana türü vardır.

Tarama testleri, rahim ağzı kanserini ve prekanserini erken evrelerde tespit edebilir, bu da hastalığın tedavi edilmesini sağlar ve böylece rahim ağzı kanseri gelişen insan sayısını ve hastalığa bağlı ölümlerin sayısını azaltabilir.

Rahim ağzı kanseri için çeşitli tarama testleri vardır:

  • Papanicolaou veya "Pap" testi (bazen "Pap smear" olarak da adlandırılır)
  • İnsan papillomavirüsü veya "HPV" testi
  • Her iki testin birlikte yapıldığı "eş zamanlı test" olarak bilinen kombinasyon


RAHİM AĞZI KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ

Rahim ağzı kanseri için en önemli risk faktörü, insan papillomavirüsü (HPV) ile enfeksiyondur. 100'den fazla farklı HPV tipi vardır; ancak, çoğu HPV tipi kansere neden olmaz. Kadınların en az yüzde 80'i yaşamları boyunca HPV virüsüne maruz kalır. Çoğu zaman, vücudun bağışıklık sistemi virüsü zarar vermeden önce vücuttan atar.

Araştırmacılar, farklı HPV tiplerini rahim ağzı kanserine neden olma riski yüksek veya düşük olarak etiketlemiştir.

  • Düşük riskli HPV tipleri – İki düşük riskli HPV tipi olan 6 ve 11, genital siğillerin yaygın nedenleridir. Bunlar, nadiren rahim ağzı kanserine neden oldukları için düşük riskli kabul edilir. 
  • Yüksek riskli HPV tipleri – Yüksek riskli HPV tipleri bazı kişilerde rahim ağzı kanserine neden olabilir. Yüksek riskli HPV tipleri başka kanser türlerine de neden olabilir.

Yüksek riskli HPV tipleriyle enfekte olan çoğu kişi kanser geliştirmese de, zamanla (genellikle iki yıl veya daha fazla) yüksek riskli HPV için pozitif test sonucu olanlar rahim ağzı kanseri riski daha yüksektir. Bir dizi yüksek riskli HPV tipi tanımlanmış olmasına rağmen, en yüksek riskli olanlar HPV tip 16 ve 18'dir; bu ikisi HPV ile ilişkili kanserlerin çoğundan sorumludur [1-3].

HPV, vajinal ilişki, oral seks, anal seks ve diğer cinsel temas türleri dahil olmak üzere doğrudan genital cilt temasıyla yayılır. Sizin veya partnerlerinizin doğumda atanan cinsiyeti veya cinsel kimliğinden bağımsız olarak yayılabilir. HPV cinsel temasla bulaştığı için, birden fazla cinsel partnere sahip olmak rahim ağzı kanseri riskinin artmasıyla ilişkilidir. Kondomlar, genital bölgedeki tüm cildi örtmediği için sadece kısmi koruma sağlar. Tuvalet kapağı gibi bir nesneye dokunarak HPV enfeksiyonu kapmak mümkün görünmemektedir.

HPV ile enfekte olan çoğu kişide herhangi bir belirti veya semptom görülmez. Çoğu HPV enfeksiyonu geçicidir ve iki yıl içinde kendiliğinden düzelir. Virüs iki yıldan fazla devam ettiğinde (vakaların yüzde 10 ila 20'sinde), rahim ağzı kanser öncülü  veya kanseri geliştirme olasılığı vardır. Ancak, HPV enfeksiyonunun rahim ağzı kanserine neden olması genellikle uzun yıllar sürer.

Rahim ağzı kanseri riskini artıran faktörler arasında sigara içmek ve bağışıklık sistemini zayıflatan bir tıbbi duruma sahip olmak (veya bir ilaç kullanmak) yer alır. Sigara içiyorsanız, bırakarak rahim ağzı kanseri (ve diğer sorunlar) riskinizi azaltabilirsiniz. (Bkz. "Hasta eğitimi: Sigarayı bırakma (Temellerin Ötesinde)".)

Bazı yüksek riskli HPV tipleriyle enfeksiyonu önlemeye yardımcı olan bir aşı, 11 ila 12 yaşındaki tüm çocuklara önerilmektedir, ancak 9 yaşından itibaren yapılabilir. Aşılama geçmişi olmayan 26 yaşına kadar olan tüm kişiler için "telafi" aşısı önerilir, ancak 45 yaşına kadar yapılabilir. (Bkz. "Hasta eğitimi: İnsan papillomavirüsü (HPV) aşısı (Temellerin Ötesinde)".)


RAHİM AĞZI KANSERİ TARAMA TESTLERİ

Tarama testleri adet döngünüzün herhangi bir zamanında yapılabilir. Ancak, bazı sağlık uzmanları rahim ağzı kanseri taramanızı adet görmeyi beklemediğiniz bir zamana planlamanızı önerebilir.

Rahim ağzı kanseri taraması çeşitli farklı testler kullanılarak yapılabilir.

Pap testi — Pap testi (bazen "Pap smear" olarak da adlandırılır), rahim ağzından alınan hücreleri inceleme yöntemidir. Pap testi için kullanılan başka bir terim "servikal sitoloji"dir.

Bir Pap testi için, sağlık uzmanı vajinayı açmak için spekulum adı verilen bir cihaz kullanarak pelvik muayene yapacaktır. Daha sonra rahim ağzından hücreleri toplamak için küçük bir fırça veya spatula kullanacaklardır. Bu rahatsız edici olabilir, ancak genellikle ağrılı değildir. Hücreler koruyucu sıvı içeren bir kaba eklenir veya incelenmek üzere bir cam slayta yayılır.

HPV testi — Pap testine benzer şekilde, insan papillomavirüsü (HPV) testi pelvik muayene sırasında, rahim ağzından örnek toplamak için küçük bir fırça kullanılarak yapılır. Bu test için, bazen hücreleri doktorun yapması yerine kendiniz toplamanız mümkündür. Bu, doktor muayenehanesindeyken vajinanıza bir çubuk (kulak pamuğuna benzer) veya özel bir fırça sokmayı içerir. Bunu yapmaktan daha rahat hissedecekseniz, doktorunuza bunun bir seçenek olup olmadığını sorun. Eğer öyleyse, size bir kit verebilir ve nasıl kullanacağınızı açıklayabilirler. Başka bir seçenek de, örneği evde toplamak ve daha sonra test için laboratuvara göndermek için bir kit almaktır.

HPV testleri tüm farklı HPV tiplerini test etmez. Sadece rahim ağzı kanseri ile ilişkili HPV suşlarını test ederler; pozitif bir sonuç, bu suşlardan bir veya daha fazlasının bulunduğunu gösterir. Bazen laboratuvar, en yüksek riskli iki HPV tipinden (HPV 16 ve HPV 18 olarak bilinir) herhangi birinin olup olmadığını özellikle rapor edecektir. Ayrıca diğer yüksek riskli tiplerin olup olmadığını da bildirebilir. Buna "genotipleme" denir.

Pozitif HPV sonucu olan çoğu kişinin kanser geliştirmeyeceğini unutmamak önemlidir.

Kombinasyon testi ("eş zamanlı test") — Bu, Pap ve HPV testinin aynı anda yapılmasını içerir.


KİMLER VE NE ZAMAN RAHİM AĞZI KANSERİ İÇİN TARANMALIDIR?

Tarama önerileri, geçmişte tüm testleri normal olan, anormal semptomları olmayan ve normal bir bağışıklık sistemine sahip rahim ağzı olan kişiler için geçerlidir. Bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler farklı tarama yönergelerini takip eder [4]. Anormal sonuç geçmişi olan veya anormal semptomları olan kişiler de olağan tarama yönergelerini takip etmezler; bu durumlarda, test "tarama" yerine "gözetim" olarak adlandırılır.

Rahim ağzı kanseri gençlerde çok nadirdir. Bu nedenle, cinsel aktivite ne olursa olsun 21 yaşından önce tarama önerilmez; bu yaş grubundaki birçok insan papillomavirüsü (HPV) enfeksiyonu sadece geçici olduğu ve kansere yol açmadığı için "yanlış pozitif" sonuç riski yüksektir. Bazı durumlarda, yanlış pozitif sonuçlar gereksiz prosedürlere yol açabilir ve bu da gelecekteki gebeliklerle ilgili sorunlara neden olabilir.

21 ila 29 yaş arası — Rahim ağzı kanseri taramasına başlama yaşı ve kullanılacak tercih edilen yöntem tam olarak net değildir ve uzman gruplarının önerileri farklılık gösterir. Amaç, taramanın faydalarının risklerinden daha ağır basma olasılığının olduğu noktada taramaya başlamaktır.

Bu yaş grubundaki rahim ağzı olan herkes, cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimi ne olursa olsun taranmalıdır. Şu anda cinsel olarak aktif olmasanız veya hiç vajinal ilişkiye girmemiş olsanız bile taranmalısınız. HPV, cinsel ilişki olmadan bile diğer cinsel temas türleri aracılığıyla yayılabilir. (Bkz. yukarıdaki 'Rahim ağzı kanseri risk faktörleri'.)

HPV aşısı yaptırmış olsanız bile, yine de rahim ağzı kanseri için taranmalısınız. (Bkz. "Hasta eğitimi: İnsan papillomavirüsü (HPV) aşısı (Temellerin Ötesinde)".)

30 ila 65 yaş arası — Uzmanlar, tüm sonuçları normal olan kişiler için 65 yaşına kadar düzenli taramaya devam etmeyi önermektedir. Bu şu şekillerde yapılabilir:

  • Her beş yılda bir sadece HPV testi (birincil HPV testi olarak da adlandırılır) (yukarıdaki 'HPV testi' bölümüne bakın)
  • Her beş yılda bir eş zamanlı test (hem Pap hem de HPV testi) (yukarıdaki 'Kombinasyon testi ("eş zamanlı test")' bölümüne bakın)
  • Her üç yılda bir Pap testi (yukarıdaki 'Pap testi' bölümüne bakın)

65 yaşından sonra — Çoğu uzman, 65 yaşından sonra birçok kişinin rahim ağzı kanseri taramasını bırakabileceğini düşünmektedir, ancak bu risk faktörlerine bağlıdır. Ancak, bazı klinisyenler, sağlıklı olanlar için 74 yaşına kadar tarama sunmaya devam etmektedir.

Örneğin, aşağıdaki durumlardan herhangi birine sahipseniz 65 yaşından sonra rahim ağzı kanseri taramasına devam etmeniz gerekebilir:

  • Daha önce anormal bir Pap testi, anormal bir HPV testi veya rahim ağzı, vajina, vulva veya anüs kanseri veya prekanseröz hücreler için tedavi görmüşseniz.
  • Yeterli ön tarama yaptırmadıysanız veya tarama geçmişiniz bilinmiyorsa.
  • HIV enfeksiyonunuz veya bağışıklık sisteminizi baskılayan başka bir durumunuz varsa.

65 yaş ve üstündeyseniz ve yukarıdaki risk faktörlerinden hiçbirine sahip değilseniz, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki birçok uzman, aşağıdaki durumlarda rahim ağzı kanseri taramasını bırakabileceğinizi düşünmektedir:

  • Geçmişte tüm normal tarama testlerinizi düzenli olarak yaptırdıysanız, ve
  • Son 10 yılda en az üç normal Pap testi üst üste veya iki normal eş zamanlı test (kombinasyon Pap ve HPV testi) yaptırdıysanız, en son test son 5 yıl içinde yapılmışsa.

Histerektomi sonrası — Histerektomi (rahmin ve bazen rahim ağzının cerrahi olarak çıkarılması) geçirdiyseniz, aşağıdaki durumlardan herhangi biri sizin için geçerli olmadığı sürece rahim ağzı kanseri taramasına ihtiyacınız yoktur:

  • Histerektomi rahminizi çıkarmadıysa (buna bazen "subtotal" histerektomi denir). Histerektominiz sırasında rahim ağzınızın çıkarılıp çıkarılmadığından emin değilseniz, sağlık uzmanınız bunu belirlemek için sizi muayene edebilir.
  • Histerektominiz rahim ağzı kanseri veya prekanser ("displazi") nedeniyle yapıldıysa veya 65 yaşından sonra tarama gerektiren anormal bir Pap veya HPV testi geçmişiniz varsa.
  • Annenizin gebeliği sırasında DES'e maruz kaldıysanız.


TARAMA TESTİ SONUÇLARI

Pap testi — Rahim ağzı kanseri taramanızın bir parçası olarak Pap testi yapıldıysa, Pap testi sonuçları ziyaretinizden birkaç hafta sonra hazır olacaktır. Pap testi sonuçları şu şekilde rapor edilebilir:

  • Negatif – Anormal, prekanseröz veya kanserli hücre içermeyen Pap testleri, intraepitelyal lezyon veya malignite için negatif olarak etiketlenir.
  • Anormal sonuçlar – Rahim ağzı hücreleri çeşitli nedenlerle anormal görünebilir. Örneğin, servikal bir enfeksiyonunuz olabilir veya prekanseröz bir bölgeniz veya hatta rahim ağzı kanseriniz olabilir.

HPV testi — Rahim ağzı kanseri taramanızın bir parçası olarak insan papillomavirüsü (HPV) testi yapıldıysa, sonuçlar ziyaretinizden birkaç hafta sonra hazır olacaktır. Örneğinizi evde topladıysanız ve laboratuvara gönderdiyseniz, hazır olduğunda sonuçlar size bildirilecektir.

Sonuçlar şu şekilde rapor edilebilir:

  • Negatif – Yüksek riskli HPV suşları mevcut değildir.
  • Pozitif – Yüksek riskli HPV suşları mevcuttur. Bazı laboratuvarlar, yüksek riskli HPV tiplerinden hangilerinin mevcut olduğunu belirtecektir. (Bkz. yukarıdaki 'Rahim ağzı kanseri risk faktörleri'.)

Takip testleri — Pap veya HPV testi sonuçlarınız anormal ise, takip testlerine ihtiyacınız olabilir; en iyi strateji birkaç bireysel faktöre bağlı olacaktır.



KOLPOSKOPİYE GENEL BAKIŞ

Rahim ağzı kanseri taraması (Pap testi ve/veya insan papillomavirüsü [HPV] testi ile) sağlıklı kalmanın ve rahim ağzı kanserinden kaçınmanın önemli bir parçasıdır. Tarama testinizin sonuçları anormal ise, sonucu doğrulamak ve anormalliğin ciddiyetini belirlemek için daha ileri testler gereklidir. Kolposkopi, bu durumda genellikle önerilen testtir.Sağlık uzmanınızın rahim ağzınızı büyüterek görmesini sağlar. Biyopsiler de kolposkopi sırasında yapılabilir. Kolposkopi (yani rahim ağzının görüntülenmesi) ve biyopsiler (laboratuvarda incelenmek üzere küçük bir doku miktarının alınması) aynı anda yapılabilir veya yapılmayabilir. (Bkz. "Hasta eğitimi: Rahim ağzı kanseri taraması (Temellerin Ötesinde)".)

Anormal rahim ağzı tarama testi olan tüm kişilerin tedaviye ihtiyacı olmayacaktır. Biyopsili veya biyopsisiz kolposkopi,anormalliğin ne zaman ve ne zaman tedavi edilmesi gerektiğini belirlemeye yardımcı olabilir.

Kolposkopi hakkında daha ayrıntılı bilgi abonelikle mevcuttur. (Aşağıdaki 'Profesyonel düzeyde bilgi' bölümüne bakın.)

NEDEN KOLPOSKOPİYE İHTİYACIM VAR?

Kolposkopi, anormal rahim ağzı kanseri tarama testlerini (örn. Pap testi, insan papillomavirüsü [HPV] testi) veya rahim ağzında, vajinada veya vulvada görülen anormal alanları takip etmek için kullanılır. Pap testiniz, rahim ağzında prekanser veya kanseriniz varsa anormal olabilir, bu genellikle rahim ağzının HPV enfeksiyonundan kaynaklanır. HPV ayrıntılı olarak açıklanmıştır. (Bkz. "Hasta eğitimi: Rahim ağzı kanseri taraması (Temellerin Ötesinde)".)

Kolposkop, rahim ağzının görünümünü büyütür (şekil 1 ve şekil 2). Rahim ağzına ve vajinaya asetik asit veya sirke yerleştirilerek hücreler boyanır ve klinisyenin anormal hücrelerin nerede bulunduğunu ve anormal alanların boyutunu daha iyi görmesini sağlar. Anormal hücrelerin boyutu, tipi ve yeri, hangi alanın veya alanların biyopsi yapılması gerekebileceğini belirlemeye yardımcı olur. Bu bilgi, anormalliğin ne kadar ciddi olduğunu daha da belirleyecek ve ayrıca hangi tedavinin, eğer varsa, gerekli olduğunu belirlemeye yardımcı olacaktır. Erken izlendiğinde ve tedavi edildiğinde,prekanseröz alanlar genellikle rahim ağzı kanserine dönüşmez.

KOLPOSKOPİYE HAZIRLANMAK

Kolposkopi adet döngünüzün herhangi bir zamanında yapılabilir, ancak randevu gününüzde yoğun vajinal kanamanız varsa, randevuyu yeniden planlamanız gerekip gerekmediğini sormak için sağlık uzmanınızı arayın.

Ayrıca sağlık uzmanınıza şunları da bildirmelisiniz:

  • Kan pıhtılaşmasını önleyici herhangi bir ilaç (aspirin, varfarin, heparin veya klopidogrel gibi) kullanıyorsanız – Bu ilaçlar, kolposkopi sırasında biyopsi yapılması gerekirse kanamayı artırabilir.
  • Hamileyseniz veya hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız – Kolposkopi gebelikte güvenlidir, ancak sağlık uzmanları hamile olduğunuzda rahim ağzından biyopsi yapmayabilir.

Rahatsızlığı en aza indirmek için randevunuzdan bir saat önce ibuprofen (400 ila 600 mg) alabilirsiniz, ancak bu gerekli değildir.

KOLPOSKOPİ PROSEDÜRÜ

Kolposkopi, özel eğitim almış bir doktor, hemşire pratisyen veya hekim asistanı tarafından yapılabilir. Kolposkopi yaklaşık 5 ila 10 dakika sürer, bir ofis ziyareti sırasında yapılabilir ve minimal rahatsızlığa neden olur.

Kolposkopi, muayene masasında yatarken rutin bir pelvik muayeneye benzer şekilde yapılır. Sağlık uzmanı, vajinanızı açmak ve rahim ağzınıza bakmak için bir spekulum adı verilen bir alet kullanacaktır (şekil 2). Sağlık uzmanı bir Pap testi tekrarlayabilir ve ardından kolposkop kullanarak rahim ağzınıza bakacaktır. Kolposkop, bir stand üzerindeki bir mikroskopa benzer ve size dokunmaz.

Sağlık uzmanı, rahim ağzınıza asetik asit (sirke) adı verilen bir çözelti uygulayacaktır. Bu çözelti, anormal alanları vurgulamaya yardımcı olur ve kolposkopla daha kolay görülmelerini sağlar. Bu çözelti kullanıldığında soğuk veya hafif bir yanma hissi hissedebilirsiniz, ancak ağrımaz.

Biyopsi — Kolposkopi sırasında, sağlık uzmanınız bir biyopsi de yapabilir. Bu, rahim ağzından veya vajinadan küçük bir anormal doku parçasının alınmasını içerir. Biyopsi sadece hafif bir rahatsızlık veya kramp neden olduğu için genellikle biyopsiden önce anestezi (uyuşturma ilacı) kullanılmaz. Doku örneği bir laboratuvara gönderilecek ve patologlar tarafından mikroskop altında incelenecektir. Biyopsi yapılması, prekanseröz hücreleriniz olduğu anlamına gelmez.

Bazı kişilerin kolposkopi sırasında iç rahim ağzından da biyopsi yaptırması gerekir; buna endoservikal küretaj (ECC) denir. Hamile kişiler ECC yaptırmamalıdır. ECC kramp şeklinde ağrıya neden olabilir, ancak bu çoğu kişide hızla geçer.

Biyopsi yaptırırsanız, sağlık uzmanınız rahim ağzınıza sarı-kahverengi bir çözelti uygulayabilir. Bu, sıvı bir bandaj görevi görür.

KOLPOSKOPİ SONRASI

Bazı kişiler kolposkopiden hemen sonra biraz baş dönmesi veya mide bulantısı hisseder. Böyle hissediyorsanız, sağlık uzmanınıza söyleyin ve his geçene kadar uzanın. Bazen alnınıza soğuk kompres uygulamak kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir. Diğer prosedürlerden sonra bayılma veya baş dönmesi geçmişiniz varsa, sağlık uzmanınıza söylemeyi ve kolposkopiden sonra oturmadan önce birkaç dakika beklemeyi unutmayın.

Rahim ağzınızdan biyopsi yapıldıysa, kolposkopiden sonra biraz vajinal kanamanız olabilir. Sağlık uzmanınız sıvı bandaj çözeltisi kullandıysa, kahve telvesi gibi görünen kahverengi veya siyah vajinal akıntınız olabilir. Bu birkaç gün içinde geçmelidir.

Çoğu kişi kolposkopiden hemen sonra işine veya okuluna dönebilir. Bazı kişilerde hafif ağrı veya kramp olur, ancak bu genellikle bir ila iki saat içinde geçer.

Vajinaya hiçbir şey sokmayın (kremler, duşlar, tamponlar) ve biyopsiden sonra 48 saat cinsel ilişkiye girmeyin.

Biyopsi yaptırdıysanız, sağlık uzmanınıza sonuçlarınızın ne zaman çıkacağını sorun (genellikle 7 ila 14 gün içinde). Çoğu durumda, daha ileri testler ve tedavi biyopsi sonuçlarına bağlı olacaktır. (Bkz. "Hasta eğitimi: Düşük dereceli anormal Pap testlerinin takibi (Temellerin Ötesinde)" ve "Hasta eğitimi: Yüksek dereceli veya glandüler hücreli anormal Pap testlerinin takibi (Temellerin Ötesinde)" ve "Hasta eğitimi: Prekanseröz hücreli rahim ağzı biyopsisinin yönetimi (Temellerin Ötesinde)".)

Sağlık uzmanınızdan haber almazsanız biyopsi sonuçlarının normal olduğunu varsaymayın: Arayın ve sonuçları sorun.Çoğu kişinin altı ay içinde bir takip testi (Pap testi ve/veya kolposkopi ile tekrarlanan rahim ağzı kanseri taraması) yaptırması gerekecektir.

Kolposkopi sonrası ne zaman yardım almalısınız? — Kolposkopi sonrası aşağıdakilerden herhangi birini yaşarsanız sağlık uzmanınızı arayın:

  • Yoğun vajinal kanama (iki saat boyunca bir saatte büyük bir adet pedini ıslatacak kadar)
  • Yedi günden fazla süren vajinal kanama
  • Kötü kokulu vajinal akıntı; unutmayın ki kahverengi/siyah, kahve telvesi gibi akıntı ilk birkaç gün normaldir
  • İbuprofen (Advil, Motrin) ile düzelmeyen pelvik ağrı veya kramp
  • Sıcaklık 100.4°F (38°C) üzerindeyse